|



SİVAN
TARİHİ
HURRİLER
DEVRİ
M.Ö. 3500. yıllarında Hurriler ,
Harput, Palu, Çapakçur, Darahini, Muş, Ergani, Hani ve Sevia veya Sivania (Sivan)
bölgelerine yerleşirler. Sümerler bu bölgeye Khurri-Kurri demişlerdir. Bu
bölgedeki Hurriler Anadolu’ya inen ve bilinen ilk Türk kavmidir. Orta Fırat ve
Dicle bölgelerinden yayılarak komşu ülkelere doğru gelen Hurriler güneydeki
Samilerin sıkıştırması ile Dicle’nin kuzey kısımlarına çekilmek zorunda
kalmışlardır.
Sümerlerin çivi yazısını bulmalarından
ve kullanmalarından sonra bu yazı zamanla diğer kavimlerce de öğrenilmiş ve
Elamlar ile Akadlar M.Ö. 2750 tarafından da kullanılan bu yazıyı Hurriler de
kullanmaya başlamış ve bu durum Doğu Anadolu da tarih çağını açmıştır.
Hurriler Doğu Anadolu’nun yukarı Fırat
bölümünde Bakır çağı ile yüksek bir medeniyet geliştirmişlerdir. Bu medeniyet
M.Ö.3000 yıllarına kadar ve mezopotamya ile İç Anadolu’yu içine alan bir bakır
çağı kültürünü taşımaktadır.
Heredot tarihi Anadolu’yu bir takım
parçalara bölerek her birine ayrı ayrı adlar verir. Harput, Palu, Çapakçur,
Darahini(Hantzit) , Muş, Sevia-Sivania(Sivan) , Ergani, Hani, Diyarbekirin
kuzeyi, Bitlis, Kiği, Erzincan bölgelerine Komojen adını vermiştir. Bu isim bu
bölgelere yerleşen Komuk Türklerinin yerleştiği yerler demektir. Buralarda M.Ö.2000
yıllarında Komuk Türklerinin hüküm sürdüğü görülmektedir. Komuklarla Sümer, Akad,
Elam ve Asurlular arasında yıllarca süren savaşlardan sonra M.Ö.1360 yılında
buraların Komukların elinden çıktığı ve Asurluların işgaline uğradığı
görülmektedir.
Ön Asya’da bu kaynaşma ve göçler olurken
Doğu Anadolu’daki Hurriler de kendi aralarında değişmeler geçirmişlerdir. M.Ö.1800
– 1500 yıllarında bazı boylar ayrılmış ve Mitanni adında bir krallık
kurmuşlardır. Böylece Hurri devletinin mirası bu krallığın hakimiyetinde
toplanmış ve bu bölge Asurluların çivi yazılarından bunların M.Ö.2000 yıllarına
kadar buraları hakimiyetleri altında tuttukları öğrenilmiştir. Bingöl ve
havalisi de bu krallığın sınırları içine girmiştir.
Asur kralı I.Tukilti Ninorta’nın
Mitanni devletini ortadan kaldırması ile Dicle boylarındaki Hurriler Sami
soyundan gelen Asurlularla kaynaşmış ve Samileşmişlerdir. Van gölü çevresiyle
Aras, Karasu , Darahini(Hantzit), Çapakçur, Palu, Harput, Sevia-Sivania(Sivan)
ve Hani bölgeleri özellikle Murat civarındaki Hurri boyları ile küçük beylikler
halinde yaşamaya devam etmişlerdir.
Anadolu’ya gelen bu kavimler sadece orta
Anadolu’da kalmayıp Doğu Anadolu’ya da yayılmış ve Kafkasların ötesine kadar
uzanmışlardır. Böylece Murat ve Karasu boyları da bu kavimlerin hakimiyetine
girmiştir. Nitekim merkezi Van olan ve bu bölgeyi hakimiyeti altında tutan
Urartu devletinin kuruluşunda bu kavimlerin yardımı kabul edilmektedir.
Dağınık Hurri kabilelerinin bir araya
gelerek Urartu devletini kurması ile Bingöl ve civarı bu devletin sınırları
içerisine girmiş oluyor.
URARTU
DEVRİ
Türklerden bir boy olan Urartular (Gotolar
Lohurdolar) Subartularla hemen hemen aynı çağlarda orta Asya’dan gelerek Van
gölü havzasıyla Rumiye gölü bölgesine yerleştiler. Ben-i İsrail Urartuları
Ararat olarak isimlendirmiş olan bölgelerinde bulunan Ağrı dağına da Ararat dağı
demişlerdir.
M.Ö.1200 yıllarında Hitit
imparatorluğunun yıkılmasıyla çeşitli yerlerde ayrı ayrı Hitit beylikleri
kuruldu. Hurriler de Asurluların istilasından korkarak dağınık boylarını
birleştirip Murat suyunun orta ve yukarı bölgelerinde bir araya geldiler ve Uru-Artu
veya Ur-Artu devletini kurdular.
O devirde Asurlular Van gölünün
kuzeyindeki dağlık bölgelere Urartu diyorlardı. Bu devlet daha sonra güçlenerek
Asurlularla boy ölçüşecek hale gelmiştir. Bu dönemde Bingöl, Darahini, Sevia-Sivania(Sivan)
da Urartu sınırları içerisindeydi.
Urartu devleti kral Menua zamanında en
parlak devrine ulaşmış ve onun devrinde yer altı kanalları inşa edilmiş ve
tarımda ilerlemeler kaydedilmiştir. Sivan bölgesinde Urartulardan kalma yer altı
kanalları mevcuttur. Bunun bir örneği Aktoprak Mağaralar deresinde mevcuttur.
Ayrıca hazine avcıları tarafından yapılan kazılarda küpler içerisinde siyah
buğday ve siyah nohut çıkartılmış ancak işe yaramaz diye yok edilmiştir.
Van’daki Khaldi tapınağı ile Malazgirt kalesi tahkimatı kral Menua zamanında
yapılmıştır. Menua’dan sonra başa geçen küçük oğlu I.Argişti (M.Ö.785 –753) ise
ülkeyi otuz üç yıl idare etmiştir.
Bu bölgeyi hakimiyetinde bulunduran
Urartular Kral Menua zamanındaki parlak devrini devam ettiren Argişti ise
Asurlularla yapılan savaşta büyük zaferler kazanmış ve batıda Harput Supa ve
Malatya’daki Khata beyliklerinden başka Urfa Diyarbakır arasındaki Kummuhu ile
Kayseri-Malatya arasındaki Tabal Krallıkları da Urartulara tabi olmuşlardır.
Urartu imparatorluğu en parlak çağını II.Salduri
(M.Ö.753-735) döneminde yaşamış ancak bu parlak dönem uzun sürmemiş ve III.Tiglatpleser(M.Ö.746-724)
adında tahta çıkan Asur kralı zamanında bu devletle yapılan savaşta
Nizip-Birecik arasında büyük bir zayiat verilmiş ve bu savaşta Urartular büyük
bir yenilgiye uğramışlardır. 73.000’e yakın tutsak veren Urartular bundan sonra
kendini toparlayamamış ve Asurlular için tehlike olmaktan çıkmışlardır.
Bu galibiyetten sonra Asurlular bununla
da yetinmeyerek Urartuların üstüne yeniden saldırmışlar ve Van’ı zaptederek
yakıp yıkmışlardır. II.Saldurinin ölümünden sonra yerine Tiglatpleserin oğlu
Uedipris geçti ve Rusa adını aldı. Yakılıp yıkılan Van şehri yerine Rusa şehrini
kurdu. Burayı merkez yaptı, çok gayretli ve imarcı olan Rusa ülkesine çabucak
çeki düzen vermiş ve dağılan boyları bir araya toplamayı başarmıştır.
Asurluların muhtemel saldırılarına karşı güçlü kuvvetler oluşturmaya çalışmış
ve tehlikeye karşı ileri karakollar ve kaleler inşa ettirmiştir. Sosun kalesi bu
dönemde yapılmıştır. Vank deresi Tırba Deli mevkiindeki mezarlıkta oda şeklinde
üç katlı bir mezar bulunmuş olup, içinde kemik dışında iki taraftan bitişik
olmayan her iki ucu da yılan başlı iki adet bilezik çıkmıştır. Tarihte bu tür
eşyalara genelde Urartu dönemlerinde rastlanılmaktadır. M.Ö.900 yılında kurulan
Urartu devleti M.Ö.600 yılında tarihe karıştı.
CUMHURİYET
DEVRİNDE SİVAN
1936 yılında Bingöl”ün İl olması ile Sivan
bölgesi Palu”dan alınarak Bingöl”e bağlandı.27.03.1955 tarihli bir dilekçe ile
Servi mezrası Bahçebaşı Köyünden ayrılması ve müstakil bir köy haline
getirilmesi isteği kabul edilip 1957”de Servi müstakil bir köy olup Sivan”nın
merkezi konumuna alındı.1989 yılında belde olmuş ve aynı yıl belediye
kurulmuştur. İlk Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Duransel’dir.Ardından Abdullah
Solmaz,Hikmet Şen ve dördüncü dönem Belediye Başkanı olarak da Mehmet Ali Uzun
seçilmiştir.Servi Merkez üç mahalleye ayrılmış olup üçüne de İmar
girmiştir.Ancak Şefik Dursun Bahçebaşı, Doludere ve Yeniçevre mahallelerine İmar
girmemiştir
Servi 1840 ile 1846 yılları arasında Sofu
Ahmet’in Bahçebaşı’dan gelip Dızd Kalesinin Güneyine ev yapması ve iki yıl
civarında kış mevsiminde çarşı denilen yerde ilkbaharda ise Kültür mahallesine
çadır kurar havalar daha ısınınca da Bahçebaşı köyüne göç ederdi.Daha sonra
temeli olarak Kültür mahallesine yerleşti.Sofu Ahmet’in türbesi Bahçebaşı
Salihler mezarlığındadır.Yalnız Doludere’li Tahir Ağanın Kılğazi denilen yerde
bir çiftliği vardı.Bu çiftlik Sofu Ahmet’in yerleşmesinden daha önce vardı.Bu
çiftlikte davar beslerdi.Anlatılanlara göre Tahir Ağa üç sene 1000 tane keçi
beslemiş.Birinci yılda bir keçiyi altınla süslemiş dağa salmış keçi geri
gelmiş.İkinci yıl yine aynı şeyi yapmış keçi geri gelmiş ve üçüncü sene artık
geri gelmemiş.Tahir Ağanın devleti artık yıkılmaya başlamış.Tahir Ağa meselesi
Cumhuriyet tarihinden önce olmuştur.
1927-1930 yılları arasında
Servi’ye ilçe emri geldi. İki kat Hükümet Konağı yapıldı ancak günün şartları
elvermediği için geri alındı. 1947’de Aktoprak’tan Doğukent mahallesine göç oldu
ve daha fazla güneş alması ve kışları daha sıcak olması nedeniyle gelişme
gösterdi.1950 yılında Gerçekli köyünde ilk İlkokul açıldı.Servi de ise eğitim
Mehmet Kılıç’ın bir odasında yapılıyordu. 1952 de Servi ye İlkokul yapıldı ve
eğitime açıldı.1956 Gözertepe den Karakol Servi ye taşındı ve Mustafa Taş’ın
evinin bir bölümü Karakol olarak tahsis edildi.1964 te P.T.T.Acentesi açıldı.
1966 da Sağlık ocağı açıldı.1970’ te Nüfus Müdürlüğü Servi’de göreve başlayıp
hizmet verdi. 1973-1974 te Ortaokul hizmete açıldı.Ortaokul binasında daha önce
Nahiye Müdürlüğü vardı.1986 yılında Elektrik Servi yi aydınlattı.1980 li
yıllarda hizmet veren Meteoroloji istasyonu Servi’den kaldırıldı. Ne yazık ki
Servi de hizmet veren bir çok kurum hizmet yetersizliğinden dolayı
kaldırıldı.1987-1988 yılarında Köy Hizmetleri Bakımevi yapıldı. Servi yolu 2000
yılında asfaltlanmıştır. Servi -Genç İlçe merkezine 46 km ve Bingöl İl merkezine
66 km mesafededir.



Ana Sayfa
|