|



MAHALLE ve MUHTARLARIMIZ
| S. |
MAHALLE |
MUHTAR |
İLETİŞİM |
| 1 |
YENİ ŞEHİR MAH. |
MENSUR KALAN |
0538 359 42 71 |
| 2 |
KÜLTÜR MAH. |
TALİP DAYANIR |
0537 895 04 85 |
| 3 |
DOĞU KENT MAH. |
AYDIN SOLMAZ |
0535 553 56 55 |
| 4 |
BAHÇEBAŞI MAH. |
ABDULLAH UZUN |
0537 925 32 97 |
| 5 |
ŞEHİT ŞEFİK DURSUN MAH. |
SIDDIK BAYTAN |
0539 512 02 01 |
| 6 |
YENİ ÇEVRE MAH. |
HALİT KÖSE |
0531 599 07 50 |
| 7 |
DOLU DERE MAH. |
ALİ İNAN |
05 |
YENİŞEHİR MAHALLESİ
Yenişehir, Belediye kurulduktan sonra bu isimle anıldı. Daha önce ki
ismi Umurlu (Kılkeru) ismini taşıyordu.Köy Hizmetleri Bakımevi binası haricinde
bütün resmi kurumlar bu mahallededir.Belediye olduktan sonra en çok gelişme
gösteren mahallemiz budur.Terör nedeniyle buraya çok göç olup yerleşmeler
olmuştur.Sivan’ın alışveriş merkezi konumundadır.Yatılı İlköğretim Bölge
Okulunun Kuzey Batısında ki Haven Deresinde içi oyulmuş iki tabii kaya
vardır.Bizanslılarca oyulduğu tahmin edilmektedir.Belediye kurulmadan önce
Yenişehir resmi kurum ev kahvehane ve dükkan dahil toplam 45 yapı vardı.Gerisi
Belediye kurulduktan sonra yapıldı.Dızd Kalesi bir yumurtayı andırır.Soğuk
çeşmesi ve oyma su arkı görülmeye değer.Ancak yapıları yıkılmıştır.Halen
kalıntısı mevcuttur.Kuzeyinde bir mağara vardır.Kalenin etrafında üç adet oyuk
kaya vardır.İkisi yuvarlak biri ise dikdrtgen biçimindedir.Servi Merkez Bilal’i
Habeşi camisi 05.08.2005 Cuma günü ibadete açılmış olup, Hacı Adem AYRANCI
tarafından yaptırılmıştır.Allah kendisinden razı olsun.
DOĞUKENT MAHALLESİ
Eski ismi Servi (Kürtah) olup Belediye döneminde Doğukent ismi
verilmiştir.Yenişehir in doğusundadır.Mahalle evleri haricinde bir camii bir
ilkokul Abdullah ÖZGÜVEN e ait bir çiftlik ve çok güzel bir havuz ve birde
Belediye lojmanları vardır.1947 de Aktoprak’tan buraya göç olmuştur. 1956
yılında Jandarma Karakolu Gözertepe den Doğukent mahallesine taşınıp Mustafa TAŞ
ın evinin bir bölümü karakol olarak tahsis edildi.Ancak daha fazla gelişme
göstermemiştir.Tarım ve meyvecilikte üç mahalle içerisinde birinci derecede
gelişme göstermiştir.Bunun nedeni su arklarının bu mahalle arazilerinden
geçmesidir.Mahallede etrafı çevrili bir mezarlık bulunmaktadır.
KÜLTÜR MAHALLESİ
İlk ismi Bahçeli (Şilikbin) ve (Şıkgejan) olup Belediye tarafından
Kültür Mahallesi olarak değiştirilmiştir.Merkez mahalleleri arasında ilk
yerleşim yeridir.Diğer iki mahallelere göre yazları daha serin ve kışları daha
soğuktur.Az gelişme kaydetmiştir.Ahmet Kılıç’a ait büyük bir meşe ağacı
mahallenin sembolü halindedir.Önceleri mahallenin tamamı dut ağaçları ile
bezenmişti ancak şimdi parmakla sayılır derecede azdır.Bahçebaşı mahallesine
giden patika yolda kıft küri denilen yerde eski medeniyetler tarafından
işletilmiş maden artığı yani külü bulunur.1927 den 1931 yılına kadar Nahiye
Müdürlüğü ve Jandarma Karakolu birlikte geçici olarak Kültür mahallesinde göreve
başladı.Mülkiyeti dedeme ait olan evde Nahiye Müdürlüğü,Mehmet Dayanır rın evide
Jandarma Karakolu olarak kullanılmaya başlandı.Bu tarihte Müdür Şevki Bey idi.
1927-1931 yılında Hükümet Konağı henüz tamamlanmadan önce asiler Aktoprak
üzerinden gelip yakmaya teşebbüs etmişlerdi. Ancak Annemin dedesi gelip Müdür
Şevki Beye haber vermeye geliyor ama Müdür Şevki Bey birkaç gün önce Palu ya
gitmişti.Haberi jandarmaya veriyor Karakol Komutanı olan er çavuşu gelenlerin
kaç kişi olduklarını soruyor o da 50 civarında olduklarını söylüyor.Sayıca çok
olduklarından dolayı Karakol Komutanı evrak ve önemli bütün eşyaları alıp birkaç
köylü ile önce vatan tepesine çıkıyorlar.Gelenler önce Karakol ve Müdürlük
olarak kullanılan evleri yakarak ardından Hükümet Konağını yakıyorlar.Bu arada
jandarmalar da onlara ateş ediyorlar ama nafile mesafenin uzaklığı ve sayıca
azlığından dolayı gelenlar kaçıyorlar.Jandarmalar da palu yolunu
tutuyorlar.Palu’dan Ali Haydar isminde bir tabur komutanı ve emrinde bir tabur
ile gelen askeri müfreze tarafından asiler yok edildi.Eğer o gün Hükümet Konağı
yakılmasaydı Servi bu gün ilçe idi.
BAHÇEBAŞI MAHALLESİ
Eski ismi Zımag olup yeni ismi Bahçebaşı dır.Bir rivayete göre 1601
de kurulmuştur.Daha öncede anlattığımız gibi 6 kardeş tarafından
kurulmuştur.Ayrıca iki kümesi vardır.Fatih ve Oluklu kümeleridir 1993 yılında
teröristler tarafından yakılmıştır.Sakinleri göç etmiş bir bölümü Servi bir
bölümü de Adana’ ya Yerleşmiştir..Oluklu kümesinden göç olmamıştır.Fatih
kümesinden ise kısmi göç olmuştur.Musa oğlu Ali isminde bir zat Osmanlı Devleti
zamanında Yemen de askerlik görevini ifa edip dönerken Bağdat’ın kuzeyinde
kuzeye doğru seyir halinde olan bir topluluğa rastladım.Kendilerine nereye
gidiyorsunuz? Diye sordum.Bana biz Şeyh Kalender’i ziyarete gidiyoruz diye
cevap verdiler.Ben siz Şeyh Kalender’in nerede olduğunu biliyor musunuz?
Dedim.Kendileri hayır bilmiyoruz bildiğimiz tek şey Diyarı’bekr eyaletinde
olduğudur.Ben kendilerine ben oralıyım.Şeyh Kalender’in türbesi ve kümbeti benim
köyümün üstündeki yüksek bir tepededir.Tepenin ismi de Şeyh Kalender tepesidir
dedim.Kendrileri o bizden uzak olduğu için onun adına kuzeye doğru bir konak yol
gider adaklarımızı keser bir müddet kaldıktan sonra geri döneriz., dediler.Bana
sen oraya mı gidiyorsun? Evet askerik görevimi ifa ettim memlekete
gidiyorum.Onlar bana gidince bizim adımıza da Şeyh Kalenderi ziyaret et ve ona
kavuşamayacağımızı bildir dediler.
Muhakkak ki Anadolu’muzun her dağ başı bir meçhul asker
abidesidir.Eski Türklerde dağ başlarına kudsiyet izafe edilirdi.Mukaddes
ruhların dağ başlarında sarmaş dolaş oldukları kabul olunuyordu .Eski Türkler
bir çetin savaş yaparken bir kahramanları düşmana hayli zayiat verdikten sonra
şehit düşse,bunun cesedini hemen bir dağın tepesine veya bir tepenin ortasına
gömerlerdi.Sonra da civardan topladıkları kayaları kabrin ve tepenin etrafına
dizerler,taşları dikerlerdi. Bu dikili veya dizili taşlar o kahramanın öldürdüğü
düşman askerini temsil eder ve böylece bir dağ veya tepe bir abide
olurdu.Karşılardan bakılınca metruk ve büyük bir kabristan şeklinde görünen bu
tepe her yıl dönümünde büyük bir sadakat,hürmet ve gurur içinde binlerce civar
halkı tarafından ziyaret edilir,şehit kahramana kurbanlar kesilir,savaş
hatıraları tekrarlanır,muazzam bir tören yapılarak ziyaretler adetleşirdi.Her
seneki ziyaretlerde devrilmiş olan dikili taşları yeniden dikmek şart
idi.öldürdüğü düşman adedini gösteren bu taşlar dikilirken savaş oyunları dahi
gösterilirdi.Sivan’nın her dağ başında böyle bir ziyaret mutlaka vardır.
Şeyh Kalender’in Bağdat’tan geldiği ve Bağdatlı olduğu
söylenmektedir.Ayrıca Şeyh Celaleddin ziyareti de önemli bir mevkide yer
almaktadır.Sarıbudak,Bahçebaşı,Yaydere ve Servi den giden Hani yolu
üzerindedir.Araştırmalarımıza göre burada yatan zatın Celaleddin Harzemşah
olduğu yöndedir.Ancak halk arasında sadece Şeyh Celaleddin olarak
bilinmektedir.Şehit olduğu bilinmektedir.Celaleddin Harzemşah atına binip bu
bölgede av yaparken bir köylü tarafından vurulmuştur.
Bugünkü Servi ahalisi de Bahçebaşı dan gelmiştir. Şeyh Kalender tepesi 1455 rakımlıdır.
YENİ ÇEVRE MAHALLESİ
Yeniçevre Servi’nin kuzeyinde yer almaktadır.İki kümedir.Yeniçevre’nin
eski ismi Halveliyan dır.Armağanlı kümesinin eski ismi ise Zelek’tir.Mahalle
tarihi yeni sayılır. Yani eski bir yerleşim merkezi değildir.Yeniçevre de bol
miktarda Disten madeni bulunmaktadır.Armağanlı kümesi sakinlerinin bir kısmı
Gerçekli bir kısmı Gözertepeli bir kısmı yerlidir. Yeniçevre sakinleri ise bir
kısmı Çobançeşme bir kısmı Gerçekli lidir.
ŞEFİK DURSUN MAHALLESİ
Eski ismi (Vıllık) Aktoprak olup Belediyelik olunca Şefik Dursun
olarak değiştirilip, beş kümeden oluşur.Aktoprak kümesinin bir bölümüne Dirzalan
denilir. üç haneden oluşur.Sosun kümesi yukarı, aşağı ve Bergume diye üç bölüme
ayrılır.Her iki küme de eski bir yerleşim merkezidir.Sosun kümesinin eski ismi
Kaleönüdür.Kaleönü kümesi üstünde yer alan kale Urartu dan kalmadır.Sasani ve
Bizanslılarca da kullanılmıştır.Sosun ismi Sasani den gelmedir.Kale 1479
rakımlıdır.Ddoludereli Tahir Ağanın eski köyüdür.Mağara deresi,Sıfır deresi,Kaf
(Kafırvare),Payızvare,Vank deresi,Rezük ve Vışkalay Gulıku mevkileri eski
medeniyetlerin beşik salladığı önemli ve görülmeye değer yerlerdir.Kaleönü
kümesinde bulunan tepede Kal Süvar ziyareti vardır.Burada yatan zatın ismi
Ahmet’tir.Rüyalarında görenler onu hep Ata binmiş olarak gördükleri için Kal
Süvar demişlerdir.Halk tarafından ziyaret edilmektedir.
DOLUDERE MAHALLESİ
Doludere’nin eski ismi (Tınıg) olup Belediye sınırları içerisinde en
eski yerleşim birimidir.Meşhur Tahir Ağanın köyüdür.İki kümedir.Sivnag kümesi
Servi ile Doludere arasındadır.Büyüklerimizden öğrendiğimize göre Dızd Kalesi
ile Sivnag kümesi arasında sıkı bir yapılaşma vardı.Ancak bugün bu kümede kimse
ikamet etmemektedir.Terör nedeniyle göç oldu ancak kısmi olarak dönüş
yapılmıştır.Sivnag boğazı önceleri kapalı olup, Servi bir göl idi.Sivnag
güneyindeki kayalıkta küçük bir mağara vardır.Sivnag ve Doludere Bizanslılar
döneminde yerleşim birimi idi.Bu yerleşim yeri tarla açılarak yok edildi.Şimdi
ise kalıntı kalmamıştır.Tahir Ağanın at yemliği halen mevcuttur.


Ana Sayfa
|